Avicenna Hospital

  • hastanesi Hastane Görünümü
of
ADRES BİLGİLERİ

Telefon

0212 284 11 40

Fax

0212 284 11 49

Adres

Talatpaşa Caddesi No: 151 Gültepe

İl

İstanbul

İlçe

Kâğıthane

Web

www.avicennagultepe.com

Kalp ve Damar Cerrahisi

* Koroner bypass ameliyatları, *Kalp kapak ameliyatları, * Aort ameliyatları, * Periferik arter ve ven hastalıkları ameliyatları başarıyla yapılmaktadır.Özel Avicenna Hastanesi KVC bölümü olarak yapmış olduğumuz bypass ameliyatlarını incelediğimizde ölüm oranlarımızın %1.1 olduğu ve bu rakamın dünya oranlarının da altında olduğu görülmektedir. Özel Avicenna Hastanesi sahip olmuş olduğunu deneyimli, uzman ekibi ve ileri, modern teknolojisiyle bunu başarmıştır. Koroner yoğun bakım ünitemiz ve acil durumlarda hastalarımızın hizmetinde olan kan bankamızla birlikte Kardiyovasküler Cerrahi bölümümüz 24 saat hizmet vermektedir. DÜNYA STANDARTLARINDA KORONER BY-PASS AMELİYATLARI 1. Koroner kalp hastalığı nedir? Kalbi besleyen atardamarlar “koroner arter” olarak adlandırılır. Bu damarların iç duvarlarında çeşitli sebeplerden ötürü yağ ve kalsiyum birikmesi sonucu damarlarda daralmalar ya da tıkanmalar oluşabilir. Bu duruma “ koroner kalp hastalığı” denir. Eğer devam ederse daralmalar sebebiyle oluşan damarlardaki pıhtı kalp krizine yol açabilir. 2. Koroner kalp hastalığının risk faktörleri nelerdir? Cinsiyet: Erkekler risk bayanlara oranla daha fazladır. Yaş: Yaş ilerledikçe risk de artmaktadır. Ailede koroner damar hastalığı öyküsü, Sigara Kullanımı, Yüksek tansiyon, Kolesterol, Şeker hastalığı, Stres, Aşırı kilo, Hareketsiz yaşam. 3. Koroner kalp hastalığının tedavisi mümkün mü? Evet. Koroner kalp hastalığının ilaç tedavisi, koroner balon anjioplasti ya da stent uygulamaları ve koroner bypass amelliyatı olmak üzere 3 çeşit tedavi seçeneği var. 4. Tedavi şekli seçilirken hangi husular göz önünde bulundurulmaktadır? Hangi tedavi şeklinin seçilmesi gerektiğine, hastalığın durumu göre kalp cerrahları ve kardiyologlar birlikte karar verir. Hastaya yapılan anjiyografi tetkiki ile koroner arterlerin tıkanıklılık durumuna bakılır. Tıkanıklığın ve darlığın nerde olduğu ve ne kadar olduğu hastalığın ciddiyeti, boyutu ve tedavi şeklini belirleme konusunda çok önemli. Bunun dışında kalbin kasılma gücü, hastanın yaşı ve genel durumu da göz önünde tutulur. 5. Koroner by-pass ameliyatı nedir? Kalbi besleyen damarlardaki daralmanın tedavi edilmesi amacı ile, kalpten çıkan, aort adı verilen ana atardamar ve kalbi besleyen damarlarındaki (koroner arterler) daralmanın ilerisine uzanan damar köprüleri oluşturma işlemine 'koroner by-pass ameliyatı ' adı verilir. Koroner by-pass ameliyatında amaç, daralmış damarlarından dolayı beslenemeyen kalbin vücudun başka bir yerinden alınan damar (örneğin bacak toplar damarı veya başka bir atardamar) ile kanlanması sağlayarak oluşabilcek kalp krizini önlemektir. Böylece hastanın yaşam kalitesinin iyileştirilmesi ve ömrünün uzatılması amaçlanır. 6. Koroner by-paass ameliyatlarında hangi yöntemler kullanılabilmektedir? By-pass ameliyatı öncesinde hasta genel anestezi ile uyutulur. Koroner by-pass ameliyatı açık olarak yapılır. Açık kalp ameliyatı, kalbi durmuş konumdayken ve kalp çalışır durumdayken (atan kalpte by-pass ameliyatı) olmak üzere 2 şekilde yapılmaktadır. Kalbi durdurarak yapılan by-pass ameliyatında kalbe ulaştıktan sonra kan dolaşımı kalp-akciğer makinasına bağlanır ve kalp durdurulur. Kalp ve akciğerlerin görevini kalp-akciğer makinası yerine getirir. Kalbe ve damarlara yapılan cerrahi işlem tamamlandıktan sonra bu cihazla olan bağlantı kesilir. 7. Atan kalpte by-pass ameliyatı nedir? Kalp-akciğer makinasına bağlı olmadan, kan pompalamaya devam eden çalışan kalpte yapılan by-pass ameliyatı tekniğidir. Bu ameliyat tekniği, ameliyat sırasında kullanılan cihazlar yardımı ile kalbin sadece ameliyat uygulanan bölgesinin hareketi azaltılarak uygulanır. 8. Peki siz hastaneniz Avicenna Hospital'da hangi koroner by-pass ameliyatı tekniğini kullanıyorsunuz? Avicenna Hospital' da her iki koroner by-pass ameliyatının dünya standartlarında kalitete yapılmasına olanak sağlayan teknoloji bulunmakta. Ama biz ekip olarak hastalarımız için duran kalpte yapılan by-pass ameliyatını tercih ediyoruz. Ancak bazı hastalardai atan kalpte by-pass ameliyatı tekniğini kullanmak durumunda kalabiliyoruz. Bu hastaları; · Kalp performansı çok düşük hastalar, · Genel durumu kalp durmuş kalbi durdurarak yapılan ameliyatı kaldıramayacak hastalar, · Kanser ve ileri derece böbrek hastaları olarak sıralayabiliriz. 9. Koroner by-pass ameliyatı öncesi ne tür hazırlıklar yapılmaktadır? Hasta ameliyattan bir gün önce hastaneye yatırılır. Ameliyat öncesi gerekli olan tüm tetkik ve tahliller yapılır ve değerlendirilir. Hasta yakınlarından hastaya kan verebilecek 5 donör (verici) bulması istenir. 4 kişiden kan alınır, testleri yapılır. Eğer alınan kanda, bir problem yoksa hastanemiz bünyesinde bulunan kan istasyonunda kan işlenir ve kullanılabilir hale getirilir. Bu sayede hasta yakınlarının kan merkezlerinde kan arama proplemini ortadan kaldırmış oluyoruz. 5. kişi ise testleri yapılmış şekilde ameliyat esnasında ve ameliyattan sonra 3-4 saat hastanede hazır durumda beklitilir. 10. Koroner by-pass ameliyatı ne kadar sürmektedir? Amaliyat yaklaşık olarak 4 saat sürmekle birlikte ameliyat süresi yapılacak by-pass süresine göre de değişebilir. 11. Ameliyattan sonra hasta hastanede ne kadar kalır? Ameliyat sonrasında hastalar 1 gün boyunca hasta KVC yoğun bakımda gözlem amacıyla tutulur. Eğer her hangi bir problem yoksa hasta yoğun bakımdan çıkarılır ve servis katına alınır. Servise alındıktan 5 gün sonra hastaya bir takım tetkikler yapılır ve bir sorun olmazsa hastalar 6. gün taburcu edilir. Hasta 4-6 hafta içinde ise normal yaşamına dönebilmektedir. 12. Koroner by-pass ameliyatında ölüm riski var mı? Her ameliyatta olduğu gibi koroner by-pass ameliyatında da ölüm riski bulunmaktadır. Bu riskin oranı çeşitli faktörlere bağlı olarak değişebilir. Bu faktörler; · Yaş: 75 yaş üstü kişilerde risk daha fazladır. · Kalp hastalığının şiddeti, damarların durumu, · Kalbin performans gücü, · Kalp hastalığının yanısıra hastada şeker hastalığı, böbrek yetmezliği gibi ek hastalıkların olup, olmaması, · Hastanın daha önce kalp krizi geçirip geçirmemesi. Eğer hasta daha önceden bir kalp krizi geçirmişse ölüm riski daha yüksektir. Hastanemizde bu oran dünya standartlarının da altında yer almaktadır. Hastanemiz Avicenna Hospital' da yapmış olduğumuz tüm koroner by-pass ameliyatlarına baktığımızda bu oranın %1,1 civarıda olduğunu görüyoruz. Varis Varis, en basit tanımı ile vücuttaki toplardamarların çapının artması, genişlemesi ve damar duvar yapısının bozulması olarak tanımlanabilir. Venöz yetmezlik ve varisler modern toplumlarda kadınların yaklaşık % 25 inde, erkeklerin %15 inde problem oluşturmaktadır. Problemler basit kılcal damar varisleri bacak yaralarına kadar geniş bir yelpazede görülebilir. Toplardamarların temel görevi, kanın oksijenlenmesi ve dolaşıma yeniden katılması için kalbe taşınmasıdır. Bacaklardaki kan, toplardamarlar içindeki kapakçıkların yardımıyla kalbe doğru itilir. Bu kapakçıkların çalışması bozulduğunda, kan yukarıya taşınamaz, damar içinde birikerek varis görüntüsünü oluşturur. Bacaklarda şişlik, ağrı, yorgunluk, gece krampları ve karıncalanma olur.. Ciddi varisli toplardamarlar bacakların cildinde dolaşım bozukluğu ile cildin beslenmesini bozar, egzema türü şikayetlere yol açarken, bazen de yaraların açılmasına ve iltihaplanmalara neden olabilir.
Varisiniz varsa nelere dikkat etmelisiniz? Hareketsiz kalmayın: Uzun süre aralıksız ve hareketsiz ayakta durmayın veya oturmayın. Mesleği gereği uzun süre hareketsiz olarak ayakta duran insanlarda varis oluşması neredeyse kaçınılmazdır, Kısa topuklu spor ayakkabılar baldır kaslarını çalıştırarak dolaşımı kolaylaştırır ve varisleri önler. Çok dar giysiler giymeyin: Kan dolaşımınızı bozabilecek olan aşırı dar giysiler varis oluşumunu arttırabilirler Aşırı güneşlenmeyin: Aşın güneş ve sıcak uygulaması damarları genişletir. Bu durum varislerin artışına neden olabilir. Düzenli ayak ve bacak jimnastiği yapın. Düzenli yürüyüş veya egzersiz kan dolaşımını düzene sokar. Böylece varisleşmeyi veya mevcut varislerin ilerlemesini önler. Ayaklarınızı yukarı kaldırın: Mümkünse günde en az 3-4 defa olmak üzere, 5-10 dakika süre ile ayaklannızı kalbinizin seviyesine kadar kaldırıp dinlenin. Fırsat buldukça bacaklarınızı yukarı kaldırın, yatarken mümkünse bacağınızın altına yastık koyun. Fazla kilolardan kaçının.Fazla kilolu insanlarda varis daha sık görülür. Vücut ağırlığının artması; kanın bacaklardan yukarıya doğru hareketini güçleştirir. 'Dolaşım aksayınca toplardamarlar bozulur ve varisleşmeye başlar. Baharatlardan uzak durun: Alkol ve fazla baharat tüketilmesi damarları genişletir. Soğuk su masajı yapın: Sıcak su damarların genişlemesine ve sorunların artmasına neden olur. Bacaklarınıza her gün ılık-soğuk basınçlı suyu ayağınızdan yukarı doğru yavaşça çıkararak uygulayın. Doktorunuzun verdiği ilaç ve/veya varis çorabını kullanın. Aile Hikayesi: Anneniz, babanız ya da yakın akrabalarınızda varis varsa, sizin daha da dikkatli olmanız gerekir. Hamilelik: Hamileliğin son 3 ayında çok sık varis görülür. Hamilelikte hormon düzeylerinin yükselmesi kan miktarındaki artış nedeni ile toplardamarlar genişlemektedir. İlave olarak da genişlemiş olan rahimin toplardamarlara baskı uygulaması da toplardamar varislerine neden olabilmektedir. Hamileliğe bağlı olarak gelişen varisler doğumdan en az 3 ay içerisinde kendiliğinden iyileşebildikleri gibi düzelmeyebilir. En sık sorulan soru,varisler için tedavinin gerekli olup olmadığı ve hangi tedavinin en iyisi olduğudur? Kozmetik olarak hastayı rahatsız eden ağrı ve başka semptomlar oluşturan varisler tedavi edilmelidir. İki türlü tedavi yöntemi vardır. I- Konservatif yöntemler basınçlı çoraplar. Venöz tonusu artırıcı ilaçların verilmesi, ağrının ortadan kaldırılması. 2- Düzeltici yöntemler : Skleroterapi, cerrahi yöntem, ışık-ısı ya da laser veya radyofrekans kaynakları uygulanarak yapılan düzeltici yöntemler. Ancak sizin için en uygun tedaviyi mutlaka doktorunuza danışmanız gerekiyor. Skleroterapi Skleroterapide doktorunuz bozukluk olan veninize kimyasal bir ilaç injekte eder. Damar içten dışa doğru etki ederek damar duvarının birbirine yapışarak kapanmasına neden olur. Venleriniz artık kanla dolmaz. Normalde bu venler vasıtası ile kalbe dönen kan diğer venler ile kalbe döner. Vücut zamanla tedavi edilmiş bu venleri yok eder. Ven stripping (sıyırma) Klasik ama etkili varis tedavisidir. Doktorunuz öncelikle kasık bölgesinde küçük bir kesi yapar. Daha sonra doktorunuz bacağınızdaki yüzeyel venin safen venle tüm bağlantılarını keser ve ağızlarını bağlar. Ardından bu damarı çekerek tamamen çıkarır ya da bağladıktan sonra varis paketlerinin minik kesilerle temizler. Ameliyattan sonra hastanede bir-iki gün yattıktan sonra bacak bandajları ile evlerine gönderilir. 2 İla 3 hafta İçerisinde de normal yaşamlarına dönebilirler Lazerle Varis Tedavisi LAZER TEDAVİSİ TEHLİKELİ MİDİR? Değişik alanlarda kullanılan lazer tıbbi olarak tedavi amaçlı olarak uygun dozlarda soğutucu gaz sprey ve işlem sırasında kullanılan koruyucu gözlükler ile zararsız bir şekilde güvenle kullanılmaktadır. Bu tedavi şekli için yapılmış olan lazerlerde ışın belli bir dalga boyunda esas olarak sadece hedef bölgeyi etkilemekte ve komşu dokulara zarar vermemektedir. Kişilerin sahip oldukları damar yapısına göre aynı dalga boyunda olsalar bile daha farklı ayarlamalar ile tedavi planlanmaktadır. LAZER TEDAVİSİNDEN SONRA İZ KALIR MI? Lazer tedavisinden sonra kalıcı iz kalmaz. Farklı ve hassas cilt yapısına sahip olan kişilerde kızarıklık gibi geçici değişiklikler oluşabilir ve 2-3 hafta içinde kaybolur. LAZER TEDAVİSİ HERKESE UYGULANABİLİR Mİ? Lazer tedavisi öncesinde kişilerin ışık enerjisine olan karşı duyarlılıklarını görmek ve tedaviye yanıtı saptamak amacı ile test atışları yapılır. Bazı insanlar güneşte kolay yanarlar bazıları ise daha hassas olduklarından dolayı kızarırlar bu kişlerin cilt tiplerini belirler brada önemli olan kişilerin cilt tipleri belirlenerek uygun olan en düşük dozlardan başlayarak tedaviyi planlamaktır. LAZER TEDAVİSİ BAŞARILI MIDIR? Evet, başarılı bir tedavisi ile hasta tatmini sağlanır. Kişilerin cilt özellikleri (güneşe hassasiyet gibi) önem taşır. Tedavinin ilk aşamasında test atışları yapılır. Sonuçlara göre kişlerin damar yapısına bağlı olmak üzere % 80-100 oranında başarı sağlanır. LAZER TEDAVİSİ AĞRILI MIDIR? Hafif sinek ısırığı tarzında bir ağrı olabilir gerekirse lokal ağrı önleyici kremler, buz uygulaması ve sınırlı uyuşturma yapılabilir. LAZER TEDAVİSİ NE KADAR SÜRER? Lazer tedavisi kılcal damar varisleri için birden fazla seans şeklinde uygulanır. Tedavi seansları  en az 2- 3 hafta aralıklar ile mınumum 5-6 seans uygulanır. TEDAVİ SONUCUNU NE ZAMAN ALIRIM ? Genel yaklaşım olarak cilt tipine bağlı olarak lazer tedavisi düşük dozlarda başlanır, böylece cillte oluşabilecek değişiklikler beklenir. Sonra tedaviye yanıta göre doz arttırılır. Bu nedenden dolayı ilk seans sonunda olabilecek değişiklikler ve düzelmeler ilerleyen seanslarda daha etkili hale gelecektir. Bu nedenlerden dolayı önemli olan sabırlı ve uuzn sürebilecek bir seans dizisine hazırlıklı olmaktır.
ANLAŞMALI KURUMLAR
SGK(Sosyal Güvenlik Kurumu)
DOKTORLAR
İsmail ÖZKABAKÇI
Mehmet Ali VURAL
Leyla Özkabakçı
TIBBİ BİRİMLER